www.bahtiyar.forumkostenlos.at

BAHTiYARIN AiLE PLATFORMUNA HOSGELDiNiZ !
 
StartseiteAnmeldenLogin

Teilen | 
 

 Dayak Yemeden Aglamak Hikayesi..

Vorheriges Thema anzeigen Nächstes Thema anzeigen Nach unten 
AutorNachricht
bursaspor
Uzman
Uzman
avatar

Männlich
Anzahl der Beiträge : 383
Alter : 23
Devlet/Sehir : Almanya/Hessen
is alani/Hobi : Okul
Medeni Hali - Evli/Bekar : Bekar
Anmeldedatum : 02.04.08

BeitragThema: Dayak Yemeden Aglamak Hikayesi..   12/5/2008, 13:15

Dayak Yemeden Ağlamak

Suçum neydi bilemedim. Daha ağzımı bile açmama izin vermeden , ellerin indi yanağıma ya da ben doğduğumda okşadığın saçlarımı evlatsızca tuttu parmakların!

Babam geldi. Bir zamanlar saçını okşadığı elleri , senin yanağına indi senin ellerin benim yanağıma. Suçumu bile soramadım sana. O ufacık bedenimle babamın bacaklarına ellerine sarılışım gelir aklıma. Küçücük dilim döndüğünce “vurma baba , dur dövme !” derdim. Artık dilim bile dönmüyor anne.

Evlatsızca dedim başta insafsızca demeye dilim varmıyor anne. Evladın olduğumdan şüphe ettiğim zamanlar öyle çok oldu ki ! Öyle vurdun ki bana… Kapı çalardı babam her geceki gibi içkili ya da sinirli. Zaten ben kendimi bildim bileli , ne onun sana öfkesi geçti ne de senin ona. Ve ikinizin öfkesi birleşip tokat oldu yanağımda . İnan hiç acımadı yanağım. Saçlarımı tutan ellerini öpmek geliyor içimden inan anne! Ben senin evladın değilmişim gibi vurdun bana. Babam sana nasıl onun karısı değilmişsin gibi vuruyorsa , sen de bana öyle evlatsızca vurdun işte.Kaşımın üstündeki yaranın izi hâlâ duruyor, tenimde değil ama kalbimde.

Ne sen beni dinledin anne ne de babam. Ne sen babamı dinledin ne de o seni. Asıl sorun buydu işte. Hiç duymadım birbirinize “seni seviyorum” deyişinizi. Babam senden sen de benden hıncını aldıktan sonra , yatak odasına gidip orada ki ağlayışın , hıçkırıkların daha dün gibi kulağımda. Ağlama bile diyemedim sana. Korktum çünkü yanağıma tekrardan bir el inecek , sana olan sevgim bitecek diye.Sakın korkma anne binlerce tokat indirsen de yanağıma saçımdan tutup köşedeki sedire atsan da beni , sana olan sevgim hiç tükenmedi. Biliyordum çünkü , bütün bunları iraden dışı yaptığını. O gün anladım. Hani bütün cesaretimi toplayıp , bir gün içindeki üçüncü dayağımı yeme ihtimaline aldırmayıp “Ağlama anne!” dediğimde. İl kez beni yanına yatırdın, saçlarımı okşadın. Benim uyuduğumu sandığında “Özür dilerim bebeğim” dedin. İşte ilk kez o gün anladım, beni seviyordun anne…

Sen hıçkırıklarımı hiç duymadın . O küçücük odanın tavanı , oyuncak bebeğim ve mor menekşem şahit göz yaşlarımla ettiğim dualarıma. Allah’tan sadece bir gün istedim anne. Senin de babamın da rahat olacağı bir gün. Bir kerecik babam kapıyı hızlı hızlı vurmasa “Açın lan kapıyı’” diye bağırmasa ve bir gün olsun sana vurmasa. Sen bağırmasan babama. Dinlesen bir kere. Saçlarını okşasa babam “Canım kızım” diye sarılsanız bana. Söyle anne çok mu şey istiyorum? Bana sarılmasanız da olur. Birbirinize bağırmayın yeter. Yüksek sesle konuşmasın babam. Sana vurmadığı günler olsun ama diliyle de tokatlamasın seni. O gün güzel sözler söylemek için dönsün dili küfretmek için değil. Söyle ne olur çok mu şey istiyorum?

Okulda tembel dediler bana. Neden çalışamadığımı kimse sormadı. Kitabı her açışımda kıyametler koptuğunu , yanağıma bir tokat indiğini, kulaklarımı tıkayıp başımı yorganın arasına alıp , saatlerce hıçkırığımı tutarak ağladığımı kimse bilmedi. Küçük odamın tavanı , oyuncak bebeğim ve mor menekşem hariç anne!

Ne babam sana güvendi , ne sen babama. Bir kerecik olsun saygı göstermediniz birbirinize. Öyle kızıyorum ki anneannemle babaanneme. Niye doğurdular sanki sizi? Peki sen neden doğurdun beni anne? Kavganızı dinleyecek , hıncınızı çıkaracak kimse yok diye mi? Babam hiç vurmadı bana anne. Çünkü sana vurmaktan , bağırıp çağırmaktan fırsatı olmadı! Paylaşamadınız hiçbir şeyi anne. Ya sen onun eve getirdiğini az buldun , ya da o senin sofraya getirdiğinde bir kusur. Bazen birbirinize neden bağırıp çağırdığınızı bile bilmiyordunuz! Biz küçücük çocuklar bile bir simidi ikiye bölerken, siz mi paylaşamadınız bir simidi anne!

Ne olur bugün dövme anne. Ne üzerimi kirlettim, ne sözünden dışarı çıktım. Zaten bir tek babam seni dövdü diye dövdün beni. Tek suçum babamın kızı olmaktı sanki. Çünkü ne üzerimi kirletecek kadar çamurla oynayabildim, ne de sözünden çıkabileceğim bir çift söz söyledin bana. Beni sevdin babamı da. Ve kim bilir her ne kadar bize gösteremese de belki babam da bizi sevdi. Ama sende babam gibi ne bana sevgini gösterebildin ne de babama. Sürekli tokatlar indi yanaklara bizim evde, sürekli küfredildi. Ama ben hiçbirini öğrenmedim, kulalarımı tıkadım anne. Böyle ortamlarda yetişen çocuklar, büyüyüp çocukları olduğunda onları döverlermiş. Ben çocuğuma söz verdim anne, ona hiç vurmayacağım. Onu dinleyeceğim konuşması , kendini savunması için söz hakkı vereceğim. Kısaca senin bana veremediklerini anne.

Neden saate bakıyorsun? Babam gecikti değil mi? Telefon çaldı arayan belki odur. Bugün dayak yemeyeceksin, sen de duydun mu anne , babam artık yokmuş! Yoksa babamı doğurmaktan vazmıgeçmiş babaannem? Ne olur bugün dövme. Bu seferde babam gelmedi diye mi döveceksin beni anne? Ağlıyorsun anne , ilk defa babam ellerini yanaklarına indirmeden ağlıyorsun. Ağladığına göre yine döveceksin beni , çünkü beni döverken hep ağlardın anne.

Ne olur bugün dövme, ben de senin gibi ilk defa dayak yemeden ağlamak istiyorum!...
Nach oben Nach unten
Benutzerprofil anzeigen
prof7780
MODERATOR
MODERATOR
avatar

Männlich
Anzahl der Beiträge : 2355
Alter : 40
Devlet/Sehir : BRD/ Baden-Württemberg
is alani/Hobi : Issiz Adamin Isi Coktur
Anmeldedatum : 30.03.08

BeitragThema: Re: Dayak Yemeden Aglamak Hikayesi..   30/5/2008, 02:52

bu zamanda böyleleri varsa, gercekten yaziklar olsun...
sagol paylasim icin
Danke

_________________
BU TEN TOZLARIN CAN YÜZÜNE PERDE OLUR
BU YÜZDEN BU PERDEYI YIRTARIM GÜZEL OLUR


Nach oben Nach unten
Benutzerprofil anzeigen
 
Dayak Yemeden Aglamak Hikayesi..
Vorheriges Thema anzeigen Nächstes Thema anzeigen Nach oben 
Seite 1 von 1

Befugnisse in diesem ForumSie können in diesem Forum nicht antworten
www.bahtiyar.forumkostenlos.at :: SiiR, FIKRA ve HiKAYELER :: Hikayeler :: Aile Hikayeleri-
Gehe zu: